Koku, zamanın bile silemediği izler bırakır. Bazen bir çocukluk anısını yıllar sonra tek bir nefeste geri getirir, bazen de unuttuğunu sandığın bir duyguyu yeniden yaşatır. Benim için parfüm; hatıraları saklayan, ruhu iyileştiren ve insanın kimliğini yansıtan bir sanattır.
Bu yolculuğa çıkmamın sebebi de tam olarak buydu. Küçükken, büyüklerimin odasına girdiğimde hissettiğim o özel kokular hâlâ hafızamda. Birinin ceketine sinmiş baharatlı bir esinti, bir başkasının şalında duran pudralı tatlı bir koku, diğerinin ellerine sinmiş bir tütün kokusu… O zamanlar anlam veremediğim bu detaylar, yıllar geçtikçe zihnimde daha çok yer etmeye başladı.
Koku, insana geçmişi unutturmayan en güçlü şeydi. Ve ben de bu gücü anlamaya, ona şekil vermeye karar verdim. Yıllar içinde birçok koku denedim, inceledim, topladım ve kullandım. Kokuların insan psikolojisi üzerindeki etkilerini araştırdım. Kimi kokuların huzur verdiğini, kimilerinin içsel bir güç hissi yarattığını fark ettim.
Doğru koku, insanın kendisiyle kurduğu bağın bir yansımasıydı. Bir süre sonra fark ettim ki, piyasadaki parfümler ya fazla ticari ya da ruhsuzdu. Gerçek bir kimlik taşıyan, anılara köprü kuran kokular neredeydi? İşte bu eksiklik beni yeni bir arayışa sürükledi.
Bugün, her parfüm tasarımında onun bir kokudan ziyade bir duygu taşımasını istiyorum. Formülleri oluştururken en büyük ilhamım, kokuların hissettirdiği anlardır. Bir koku, insanı bambaşka bir zamana götürebilir; ilk gençlik yıllarına, bir seyahat anısına ya da sevdiği birinin yakınlığını hissettirdiği o özel ana…
Bu nedenle ben ve ekibim her notayı büyük bir özenle bir araya getiriyoruz. Kalite konusundaki tavizsiz yaklaşımımız, bizi ve tedarikçilerimizi zorladığı kadar markanın karakterini de belirliyor. Sonucun kusursuz olması, bizim için her şeyden önce gelir.
En büyük hayalimiz, Malikhan’ın kalite anlayışını dünyanın her noktasına taşıyabilmek. Bunun için herkesin ışıkları kapalıyken, bizim ışıklarımız açık olacak; herkes uyuyorken biz çalışmaya devam edeceğiz.